Prince of Persia günümüz oyun dünyasının herkes tarafından kabul edilen tartışmasız temel taşlarından biri. Günümüz oyun sektörünün bu denli büyümesine büyük katkı sağlayan oyun, ilk versiyonunun ortaya çıkışından yaklaşık 14 yıl sonra tekrar su yüzüne çıkıyor.
Motion-capture olarak adlandırılan, devrelerle dolu bir giysinin yardımıyla her türlü hareketi bilgisayar ortamına gerçekte olduğu gibi aktarılmasını sağlayan teknolojinin temel anlamda ilk kez kullanıldığı Prince of Persia döneminin en iyi grafikleri,sesleri ve bir platform oyunundan beklenmeyecek kadar iyi senaryosuyla o yıllarda birçok insanı saatlerce bilgisayar önüne hapsediyordu. İnsanları 1001 gece masallarıyla ve yakın doğunun gizemli mitolojileriyle büyülen oyun, atmosferi,oynanışı, kalitesi, zorluğu kısacası her yönüyle yüzyılın klasik diye tabir edilen oyunları arasına girmeyi sonuna kadar hak ediyordu. Mitolojinin sadece eski Yunana yada Uzak Doğu medeniyetlerine ait olduğunu düşünen batıya yakın doğunun 1001 gece masallarındaki büyüsünü ve güzelliğini göstermişti Prince of Persia. Üstelik oyunlarda o zamanlarda (bilgisayar oyunlarının basit kart oyunlarından ibaret olduğu dönemi kastediyorum) pek işlenmeyen yada işlenmesi pek mümkün olmayan "aşk" kavramının kullanılması oyuna ilgiyi daha da arttırmıştı.
Kaçırılan güzel prenses ve onu kurtarmak için her yolu deneyen prens hikayesinin bin bir gece masalları tadında kullanıcıya sunulması oyunu bağımlılık yapan bir yapım haline getiriyordu. Bitmek tükenmek bilmeyen zindan koridorları, mağaralar, yüzlerce tuzak, iskelet adamlar, içinde ne olduğu çoğu zaman bilinmeyen iksirler, küçük basamaklarla açılan kapılar ve oyunun zorluk seviyesini yükselten diğer öğeler günümüzdeki karmaşık oyunlarla boy ölçüşebilecek düzeyde iyi tasarlanmış ve yerleştirilmişti. İlk olarak Mac platformunda gördüğümüz oyun zamanla Windows ortamına ve en sonunda 1999 yılında üçüncü boyuta taşındı.
Bu versiyon Prince of Persia serisini ya da adını platform oyunlarından 3d Third-Person Shooter oyunlarına taşıdı (ayrıca bkz. Oyunun bu süreç içerisinde konu ve içerik olarak kökten değişimler geçirdiğini söylemek yanlış olsa da, bu süre zarfında oyunun görsel açıdan büyük değişime uğradığını söylemek mümkün. RedOrb adlı küçük ama kaliteli bir firma tarafından çıkarılan oyun Jordan Mechner'ın da (ilk oyunun yapımcısı) yardımlarıyla oyun severleri hayal kırıklığına uğratmadı. Beklenildiği gibi yeni nesil prens de önceki versiyonların referansının da katkısıyla büyük bir başarıya ulaştı. Bu oyun da serinin tüm oyunlarında olduğu gibi hala oynanılabilirliğini korumakta ve hala tavsiye edilebilir.